1920 yılında
İstanbul işgal altındayken boğazda
düşmanın burnunun dibinden kaçıp, kurtuluş mücadelesine Karadeniz'den silah
ve erzak taşıyarak destek veren geminin ismi.
kurtuluş savaşı'nın tek deniz
çatışmasında rol almış ve savaşın tek deniz şehidini vermiştir.
Dünya savaşının ardından Anadolu’nun, Avrupalı devletler tarafından işgal
edilip paylaşılmasıyla Fransızlar Karadeniz Ereğli’ye gelirler ancak
Karadeniz Ereğli’yi işgal etmeyi başaramazlar. Kurtuluş Savaşı sırasında
işgal altındaki İstanbul’dan vatanseverler tarafından kaçırılan Alemdar
isimli küçük bir savaş gemisi, Zonguldak’a ve Karadeniz’e hakim olan
Fransızlar tarafından ele geçirilmek istenmiştir. Alemdar’ı Karadeniz Ereğli
limanına getiren vatanseverler gemiyi karaya oturtmuşlar ( 9 Şubat 1920 ) ve
Fransızlara teslim etmemişlerdir. Vatanseverlerin Karadeniz Ereğli’ye
sığınmalarına kızan Fransızlar, kenti işgal etmek istemişler ancak Karadeniz
Ereğli halkının mücadelesi sonucu başarılı olamamışlardır.
Şehrin
hastanesi dahil kıyıya yakın bölgelerini denizden bombalayan Fransızlar,
Alemdar gemisinin gizlice yüzdürülmesi sonucunda karşı saldırıya maruz
kalmıştır. Karadeniz Ereğli halkı tarafından esir alınan bazı Fransız
komutan ve askerler, henüz kurulmamış olan Türkiye Cumhuriyeti ile anlaşma
imzalamak zorunda kalmışlardır ( 18 Haziran 1921 ). Bu anlaşma, Türkiye’nin
Kurtuluş Savaşı’ndaki ilk uluslararası anlaşması olmuştur ve Milli Kurtuluş
Hükümeti’nin kabul edildiğinin bir göstergesidir.
Kurtuluş
Savaşı sırasında Karadeniz Ereğli halkının mücadelesi sonucu elde edilen bu
başarı, Türkiye Cumhuriyeti’nin kazandığı zaferlerin temelini oluşturmuştur.
Bu şekilde, Kurtuluş Savaşı’nın ilk ve tek deniz savaşı Karadeniz Ereğli’de
gerçekleşmiştir.


Alemdar'la boyundan büyük işler başardık. Ayrıntılı
öyküsü için tıklayınız
*****


1898'de Danimarka Helsingör'de Helsingörs Jernsk & Msk tezgahlarında buharlı
kurtarma gemisi olarak inşa edilmişti. 362 gros, 92 net tonluktu. Teknesi
galvenizli saçtandı. Uzunluğu 49,5 Mt. genişliği 8 Mt. su kesimi 4 Mt. idi.
510 beygir gücünde tripil buhar makinası vardı. Tek uskurluydu. Bir
Danimarka şirketi tarafından kapitülasyonların sağladığı haklarla Marmara'da
kurtarma gemisi olarak çalışıyordu. Birinci Dünya Savaşı'na girildiği zaman
Çanakkale Boğazı'ndan dışarı çıkamayınca Osmanlı hükümeti tarafından
elkonuldu, limanda çalıştırılmaya başlandı. Sonra çarkçıbaşısı tarafından
gizlice Karadeniz Ereğlisi'ne kaçırıldı. Artık Anadolu hükümetinin
emrindeydi. Kurtuluş savaşı yıllarında Türk denizcileri onunla büyük işler
başardılar. Daha sonra Türkiye Seyr-i Sefain İdaresinin filosunda yer aldı.
1952'de iki kazanı da yenilendiyse de 1954'te hizmet dışı bırakıldı 1960'da
petrol tankeri dubası oldu. 1982 de hurdaya gitti.
Maket'te;Posta ve ana omurga Sukontraplağından,sarma
ve güverte kayın ağacından,Kaplamalar maun ağacından,madeni kısımlar pirinç
(sarı metal) den,korkuluklar gümüşten imal edilmiştir.Yapımı tamamen el
işçiliğine dayanmaktadır.Hazır hiç bir parça kullanılmamiştır. Maket boyu 78
cm dir. En geniş yeri 12 cm,yüksekliği direkler dahil 40 cm dir
.Maket ölçeği 1/63 dir.Yapımı zaman zaman duraklasa da iş günü olarak
6.5 aydır.








































































