|
|
Çatalzeytin 01.06.1954 tarihinde ilçe olmuştur.Tarihsel süreç
içersinde,Osmanlı dönemine kadar.Çatalzeytin adlı bir yerleşim
yerine rastlamak mümkün değildir.Ancak Çatalzeytin yöresinin
tarihi,sınırları kuzeyde (kıyı kesiminden) Filyos/Hisarönü’nden
başlayarak Bafra’ya;Güneyde (iç kesimlerde)Gerede’den başlayarak
Çankırı’ya denk uzanan ve İlkçağ Anadolusunda adına”Paphlagonia”denilen
bölgenin içinde ,MÖ 6 YY.’a dek uzanmaktadır.Paphlagonia tarihine
yönelik araştırmalarda yöredeki tarihi kalıntılar,Ginolu
limanının,kıyı paphlagonia’sında yer alan bir kentçik olduğunu
kanıtlamaktadır.Ahmet GÖKOĞLU,Paphlagonia(Kastamonu 1952)adlı
eserinde Ginolu’yu GİNEOĞLU olarak adlandırmakta ve bugün sadece
ufak bir su parçası ayakta duran kale için “Osmanlı eseri”demektedir.Ginolu
kalesi,sürtüven burnu denen sarp ve dik kayaların üzerinde
kurulmuştur.Kuzeyi sarp ve dik kayalar halinde denize iner.Diğer
yönleri zayıf olduğundan yapay sue ve burçlarla
desteklenmiştir.Kalan sur artıkları güney-batı kısmlarındadır.Kalenin
ortasında moloz taşından yapılmış su mahzeni bulunmaktadır.Bunun
doğusunda da bina enkazı bulunmaktadır.MÖ 340’da yaşayan Yunan yazar
Skylaks,burayı Kronis diye adlandırmıştır.Bilge UMAR ise Paphlagonia(Birinci
basım.İstanbul:Ak yayınları,1988)adlı eserinde Kinolis olarak
adlandırmıştır.Çatalzeytin’de ilk yerleşimlerin gerek yazılı gerek
görsel bulgulardan Ginolu’da gerçekleştiği anlaşılmaktadır. Şimdi
ilçe merkezinin bulunduğu yerde,yerleşimlerin ne zaman ve hangi
nedenle başladığı konusunda kesin bilgiler bulunmamaktadır.Halk
arasında Ginolu Çatalzeytin’in ilk yerleşim yeri olarak
bilinmektedir.
Yörede Osmanlı egemenliği kurulmadan önce ve Osmanlı dönemi içinde,Çatalzeytin’e
bağlı kavakören köyünün bulunduğu yerde,eski adıyla Zakro(Akçay)boyunda
Mavro(Mamlay) adıyla büyük bir yerleşim yeri vardı ve kıyıda Gournıu
(Ginolu) liman bulunmaktadır.
Çatalzeytin tarihinde Ginolu’dan sonra ikinci büyük yerleşim yeri
olan Mamlay,günümüzün koşulları dikkate alındığın da bile önemli
ekonomik etkinliklere sahne olduğu bir gerçektir.Yörede Osmanlı
egemenliği kurulmadan önce ve Osmanlı döneminde Mavro-Mamlay
çevresinde 14 su değirmeni,1 tane su hisarı,1 tane beziryağı üretim
merkezi ile 2 adet değirmenci dükkanı bulunduğu söylenmektedir.
*****





